Çok güzeldi. Dünyanın en güzel yüzü Yusuf’ un idi. Çok sevilen, en sevilen Yusuf. Gözleri, gecenin tam aydınlandığı, sevgilerin ol denildiği yerdi. Elleri, dokunulunca öldürecek bir silah, ve dokunanı her zerresiyle eritip, emecek bir zehir idi.
Yusuf, herkesin aynası Yusuf. Yusufta görünen aşkın sahibi. Aşkın yüzü Yusuf.
Kaşın, gözün, ellerin olmasa Yusuf, cismin, bedenin olmasa değişir mi aşk, bilinen kayıp olur mu? Yiter mi canlanan, harlanan?
Göründün Yusuf. Züleyha da, sen gibi ezelden yaratıldı.
Ve, kalbinin aynasına baktı. Sana baktı. Seni, kendi sandı. Kendi sendi.
Arkanı dönüp gitmen olmadı derdi, çünkü o seni, sana dayanarak sevmedi. Dert oldu kalbi. Sana erimeye aşık oldu ateşte. Olduğun her yer, onun olmadığı yerdi. Onun olduğu her yer, senin.
Güzel Yusuf, Ay Yusuf. Züleyha’nın yüreğinde kararmak da, ağarmak da Yusuf.
Züleyha, sana bakınca kendinden sandı Yusuf…!