Her şey o kadar uzak ve belirsiz ki.. Sahipsiz gibi..
Sözcükler dilimde değil, kalbimde can çekişiyor.. Kalbimde varlıklarının son bulmalarını seçiyorum, bir hiçliğe kurban edilmelerine karşın.. Uzaklaşan bir görüntünün kendisi olmayı seçiyor gözlerim.. Görünmüyormuşum gibi gitgide daha da, yerim hiç olmayacakların arasında.. Bende istenilen bu yokluk, bu belirsiz tanımlar, koştukça ben, seslerini duyduğum ,peşimde sürüklenen zincirlerim gibi..
Bir delirmişliğin kapanında, acımasız hayaletlerin gözaltında, yılgın, ve huzursuzum..
Bana seslenen o sesler, ışık olamıyor; kapkara bulutları yarıp.. O emeğe adanan adlar, filmler, şarkılar gibi olamıyor zamanlar.
Geride kalan ne, geçenler mi, yoksa ben mi hızla uzağa düşüyorum?
Gözlerimdeki parlaklık, titreyen, söndü sönecek, tedirgin ışıklar gibi..
Şiir defterim kapandı.Ona ne yazabilirim? Sadece çok utanıyorum şiirlerden. Çizikler atamam onların kanatlarına. Yaralı bereli kuşlar yaratamam.. O koskoca boşlukta, duyulmayan bir sesim yine. Kendi kendime gittikçe daha az söylediğim, ve korkak, cılız bir sesle.. Yüzümü kaldırmaya cesaretim yok, sözcüklerimden utanıyorum..
Kalbimden doğanlar, bir liman değil bundan böyle, denizin huzurlu uzanışına, ve cennetten gelirmişçesine şıpırtılarına serilip yaslandığım.. Oyunbozanların bozduğu gibi bozgun yedi yediveren duygularım..
Şimdi biraz oradan, biraz buradan duygularım.. Öyle bir sarhoşluk ki toplayamıyorum, gittikçe yalpalıyor, ve eğiliyor artık.. Darmadağın bir meyhaneden dik çıkamadım.. Çözülen benliğinde, her sarhoş gibi, ağla, gül diyor tesirli darbeler.. Sessiz ve onurlu ,kimi net, kimi belirsiz görüntülerle yürüyorum yolumda, çizgilerin dışına basa çıka..
Belki bir yıldızım vardır gökyüzünde, yürüyebilmem ondandır ışığınla.. Belki şiirler bilmediğim kadar çok seviyordur beni, belki asla bensiz yaşamayacaklar..