Zaman nasıl da geçti.. Bir yaprağın dalından kopup, onu götüren esintiyle, varacağı son yere kadar olan mesafesi, bütün bir alemi kat etmiş gibi uzun, zamanlar gördük gözlerimizde.. İki seven ama suskun kalp, kaskatı kesilip, var güçleriyle sarsılmaz görünmeye çalışırken, göz yaşları titriyordu gözlerimizin ucunda.. Bembeyaz bulutları göremeyen, sonsuz ufuklarda uzakları düşlerine sığdıramamaktan yoksun tutsaklar gibi tutsak kalplerimiz vuruyordu tenimizde, görünen bir şiddetle.. Öleceğimizi sanıyorduk, öylesine vurucu.. Ve göz yaşlarımızın düşmesi, bütün zırhların, kalelerin, savunmaların düşmesiydi.. Hücum eden sevgimiz karşısında son karşılaşma sergileniyordu..
Ne vardı yenilmekten korkacak, yoracak, tüketecek ne vardı?
Zaman nasıl geçmişti ikimize de.. Sana hep yazmak istedim, yüreğimi koyup bir zarfa, yüreğimi tüm gerçekliğiyle gör istedim.. Olmadı, beni sana, ve kim bilir belki de seni bana ulaştıracak bir ulak yoktu.. Misliyle istedim, düşledim bu seçeneği, ümitler her zaman ele alınan, koklanan, dokunulan bir çiçek değildi.. İsteyip, istemediğini bilmeden, bana senden hiç çiçek gelmedi..
Ne vardı o kadar uzaklara gidecek, biri birinden gidecek ne vardı?
Her gece, buruk ve yitik, bitişini izlediğimiz zamanlar, eridi gitti anımızda.. Kırgınlıklar aldığımız gardımız, öylesine cılız bir güçtü ki hasretimizin yanında, eşit kaybetmek kavuşmaya dönüşecek gibi ümitler veriyordu..
Bir çıkış yolu arayacak, ümitsiz yaşayacak ne vardı?
Çok sesli bir senfoni çalıyordu bizim dünyamızda, bütün renklerden notalar bir müzik oldu, sevgimiz beyaz, unutmayışımız yeşil, karşılaşmamız kırmızıydı.. Ses yaklaştıkça pembeye dönüyordu.. Bu sesler en sevdiğim müziklerden geliyordu..
Kör ve sağır kalacak ne vardı?
Bütün suların, bütün azgın suların bir yere dökülüp dinmesi gibi bu an.. Neyimiz varsa birbirimize aktı, koştu, savaşır gibi hınçla, ve sorgulu, kavuştu, zamanın biteceği yere akmakta.. Gözlerimizde titreyen yaşlar, ıslak, buğulu bakışlarımız, ne uzun üşüttü, kış ne kadar çok sürdü..
Karlarda yatacak ne vardı?
Bu bir resim, yazdıklarımla çizdiğim, bir oyunun perdesi kapansın istediğim.. Aklım düş, kalbim düş, kalemim düş…