SEVGİ YAZIYOR ŞEYTAN KADERSİZ SEVGİSİZLİKLE

Beni kelimelere beni kendime küstüren o şeytani varlık bütün özgürlüğümü aldı benden. Şeytan, çünkü haksızdır. Hırsızdır. Tecavüzcüdür. Yazmak istiyorum, kendimle savaşmadan, gururum beni hor görmeden. Yazmanın beni küçük düşüreceğinden korkmadan…Acı bir bedeli olmasaydı cümlelerin böylesine hayat buluşunun. Sevgi hiç karşılaşmasaydı korkunç bir varlıkla.
Hayatın hiçbir yerinde, hiçbir kimsede kara ruhlar erişemeseydi sevgili yüreklere.
Bir yer düşlüyorum şimdi. Bir deniz kenarı olsun. Deniz hep deniz hep deniz… Suların sesi bütün benliğimde çınlasın huzurumla. Kokusu içimde sarmaşıklar gibi sarsın. Ve ben orada kavuşayım bir dosta. Ay gece için neyse benim için de o olan benim dostuma. Ayım, açılmamış bir gonca gülüm olsun bana sahiden. Bütün içimi dökmekten hiç pişman olmayayım sahiden. Çürümesin, gömülmesin içime. Gerçek olsun yaşasın ve can versin bana. Sahiden. Bütün sevdiklerim o çıksın. Çektiğim bütün acılar bedel olsun, iyileşeyim. Bir hiç olmasın. Yıllarım, yaşlanışım geleceğimin, güzelim günlerin tatlı kanatları olsun sadece. Bir kayıp değil. Her biçimde sevdiklerim binlerce gül olsun bana dalıyla yaprağıyla… Yüreğimde çıkan yangınlar, o kalbimi bir çağ gibi uzun yakan, acıtan; karşılığı olsun dostluğumun ve sevgimin. Kuşlarla bir sanayım kendimi, kıyılarında tutsak kaldığım, arandığım o denizler işaret olsun kavuşmama… Gecelerim rüyalarım, gündüzlerimden başka bir hak edişim olsun.

Genel kategorisine gönderildi

MUTLULUK-MUTSUZLUK GEMİSİ

Gülümseyen iki yolcuydu. Bir geminin yanı başında seven ve sevilen birbirine sarılmış bir kadın bir erkek. Onlara bakıyordum, uzakta, gizlenmiş ve kalbim acıyla parçalanıyordu. Mutlulukla parlayan gözleri, gülen yüzleri benim yaşlarla dolu gözlerimde sonsuz bir resim gibi asılıyordu. Ben sevilmemeye zincirlenmiş sanki bütün dünyanın gerisinde bırakılmış, bir terkedilmiştim. Onları götürecek gemi varlığımı büsbütün silecekti dünyadan. Ne görülecek ne duyulacaktım artık. Varlık koparan birazdan yol alacaktı onların sevdasında.
Bu ıssız yerde sevgisizlikten felç olmuştum. Ben ne olacağım diyemezdim, sevmeyene sorulacak bir sorudan bile yoksundum. Ölmek istedim severek ölmek.
Bilse, bir anını doldurur muydum? Onu bir an sevmeden çarpar mıydı kalbi yalnızca benim için bir an? Onu sevmesi benim kimsesizliğim.
Ben hep oradayım, bırakıldığım, yok sayıldığım o şehirde, kalbim kadar yer kapladığım dünyada, ömrümün geçip gittiği o zamanlarla. Çaresiz ve boyun eğmiş.
Bir görüntü gözlerimde, bir mutluluğun, yüreğimde iyileşmez yıkıcılığı…

Genel kategorisine gönderildi