DÜŞ-LEYEN

watch?v=1hbtB-9Ceps

Zaman nasıl da geçti.. Bir yaprağın dalından kopup, onu götüren esintiyle, varacağı son yere kadar olan mesafesi,  bütün bir alemi kat etmiş gibi  uzun,  zamanlar gördük gözlerimizde.. İki seven ama suskun kalp, kaskatı kesilip, var güçleriyle sarsılmaz görünmeye çalışırken, göz yaşları titriyordu gözlerimizin ucunda.. Bembeyaz bulutları göremeyen, sonsuz ufuklarda uzakları düşlerine sığdıramamaktan yoksun  tutsaklar gibi tutsak kalplerimiz vuruyordu tenimizde, görünen bir şiddetle.. Öleceğimizi sanıyorduk, öylesine vurucu.. Ve  göz yaşlarımızın düşmesi, bütün zırhların, kalelerin, savunmaların düşmesiydi.. Hücum eden sevgimiz karşısında son karşılaşma sergileniyordu..

Ne vardı yenilmekten korkacak, yoracak, tüketecek ne vardı?

Zaman nasıl  geçmişti ikimize de.. Sana hep yazmak istedim, yüreğimi koyup bir zarfa, yüreğimi tüm gerçekliğiyle gör istedim.. Olmadı, beni sana, ve kim bilir belki de seni bana ulaştıracak bir ulak yoktu.. Misliyle istedim, düşledim bu seçeneği, ümitler her zaman ele alınan, koklanan, dokunulan bir çiçek değildi.. İsteyip, istemediğini bilmeden, bana senden hiç çiçek gelmedi..

Ne vardı o kadar uzaklara gidecek, biri birinden gidecek ne vardı?

Her gece, buruk ve yitik, bitişini izlediğimiz zamanlar, eridi gitti anımızda.. Kırgınlıklar aldığımız gardımız, öylesine cılız bir güçtü ki hasretimizin yanında, eşit kaybetmek kavuşmaya dönüşecek gibi ümitler veriyordu..

Bir çıkış yolu arayacak, ümitsiz yaşayacak ne vardı?

Çok sesli bir senfoni çalıyordu bizim dünyamızda, bütün renklerden notalar bir müzik oldu, sevgimiz beyaz, unutmayışımız yeşil, karşılaşmamız kırmızıydı.. Ses yaklaştıkça pembeye dönüyordu.. Bu sesler en sevdiğim müziklerden geliyordu..

Kör ve sağır kalacak ne vardı?

Bütün suların, bütün azgın suların bir yere dökülüp dinmesi gibi bu an.. Neyimiz varsa birbirimize aktı, koştu, savaşır gibi hınçla, ve sorgulu, kavuştu, zamanın biteceği yere akmakta.. Gözlerimizde titreyen yaşlar, ıslak, buğulu bakışlarımız, ne uzun üşüttü, kış ne kadar çok sürdü..

Karlarda yatacak ne vardı?

Bu bir resim, yazdıklarımla çizdiğim, bir  oyunun perdesi kapansın istediğim.. Aklım düş, kalbim düş, kalemim düş…

 

 

 

 

Genel kategorisine gönderildi

ROMANCI

watch?v=pb9e3RAU_Lg

Dünyanın hiçbir yerinde olmamışım, seninle yan yana, arka arkaya,ama gerçekte karşı karşıya savaştığımız o nehir kıyısı dışında..Senin gerçek aşkını gösteren savaşımız.. Senin için kaybolduğunda ayak izlerim,  o akıntılı, can alıcı nehirde,her bir taşa, her bir ağaç köküne aşkınmış gibi tutundum.. Olduğunu sandığım aşkının, benim için olmadığını anladığımda,gerçekler sevgiyi ve iyi bir yüreği, paslı bir bıçak gibi kestiğinde, yavaş yavaş öldüğümde, yazgın değişti yüreğimde..Önce o bölücü kadını öldürdüm ellerimle, üstelik kimse görmeden, en sinsi biçimde..Beni bölen, seni tamlayan, o yıkıcı sevgiyi sildim, senden bütün sevgileri çalabilirdim.. Umudumu çalmıştın, gözlerimin ışığını, dünyadaki bütün doğacak sabahları koparmıştın benden.. Sana bakarken farketmedin gözlerimdeki ruhumun karanlığını.. Biliyordum, mahvını görüyordum, sessiz ve sabırla izliyordum müthiş sonuna gidişini.. Oysa yıllarca mevsimleri senin döndürdüğüne inanırdım, yağmurların senin sevgi ağlayışların, güneşin, yaşayan kalbin olduğuna..Çıkardığın bütün savaşların bir kazanım olacağına inandım, bir güzelin daha güzel için savaşımına… O nehirde, son nehirde gördüm gerçeğini, benimse acı gerçeğimi… Bekliyorum, yok olduğunda, ateşler içerisindeki kalbim soğuyacak, huzura erecek, seni güzel anılarla hatırlayacağım, buna ihtiyacım var.. Ama ölmelisin, ve ateşler içerisinde başım, ruhumu yıllarca nasıl da habersiz tutsak edişin, gerçekleri, sahte gülücüklerle örtüşün, ardını göremeyişim, zehir gibi bir ilaçtı beni bugünlerin özlemiyle öldürmeyen, ayakta tutan.. Gözlerine bakacağım sonunda senin, göreceksin korkunç şimşekleri, ölmenin acısı hafif gelecek..Koşulsuz bir sevginin, sarsılmışlığını, ve nefretin yıkıcılığını bileceksin.. Bütün o güç gösterilerin, tekliğin, büyüklüğün; nasıl da bir hiç olduğunu öğrenerek, son kez bakacaksın gözlerime, çok korkmuş ve kaygıyla, ölüşünü bir armağan gibi sevgiyle sana sunuşumu göreceksin..

Genel kategorisine gönderildi

KENDİ KENDİM

Seninle yürüdüğümüz bu yolda, bileklerimizden zincirlerle vurulmuş gibi bizi zorunlu gösteren, ondan daha fazlası, yüreklerimizin, ruhlarımızın artık benliğini çoktan kaybetmiş olması, karanlıklar içinde gizli, saklı ama yine de var olması, bir hayalet gibi belirsiz, ama ölmemiş yaşıyor, ve engelsiz ruhlarımızdan geçişiyor olması; tüm haksızlıkları, tecavüzleri gözden kaçıracak, unutturacak kadar yüce bir sevgiyle, bir sonsuzluğa  hibe etmekten, başka bir şey değildi, sonsuzluğun karşılığında,  ruhlarımızı yükselten fedakarlık ve sevgiye sadakat..

Kendi kendim, ama elimde olsaydı, kelimelerimin ve duyguların saflığı bozulmasın diye, senin gözlerinden sakınırdım onları… Her şey, ve hepsi senken, onları sana sunmazdım, çabasızca,  senin kendi kendim oluşundan..

Ama bunları kendime söylemeliyim, içimde hiç susmayan duygulardan sana kanıtlar sunmalıyım.. Eğer Tanrı, biz olan hisleri gömmemizi isteseydi, kelimeleri öğretmezdi bize..

Dünyadaki onca insandan beni farklı ve ayrı kılan tek şey, seni dünyadaki onca insandan başka sevmemdi.. Kendi kendim olacak kadar çok severek yaptım seni KENDİ KENDİM.. Seni sevmemi özletmeme sözünü veriyorum sana..

Ama her mutluluğun gölgeli olsun, ve benim akacak göz yaşların beklesin neş’e'lerinde .. Senin sadece bulduğun bu sımsıcak , hiç küllenmeyen  ateş karşılığında, benim tek şartım bu, tek mührüm, tek duam..

Seni yaratan da, yaşatan da ben olduğum halde, sana yazdığımı, seni yazdığımı göreceksin kendi kendim !

Birlikteliğimize !!

Genel kategorisine gönderildi

ÖĞÜTÜLMÜŞ SESSİZLİK YANKISI

Bir ilham şarkısını beklemek

Yıldızları görememek

Ki daha en masum çağında hayatının

Bir antlaşma gibi göklerle

Anımsayamadığın o net resmin

Ama  silinmiş olmasından daha mühimi

Çizilmiş olması ve o, bir başına odada

Kutsal andı içmen

İnancının ayrılmaz ve ayrımsanmaz sağlamlığıyken

Kaybettiğinle yitirmek, göndermek kendini

Dünyanın ateş çukurlarına,

Şiirlerinin, senden kaçırılmış kelimelerinin

İnsanın insanı halden hale sokmasıdır…

Beklenmedik hiçbir şey yokken

Her şey görünür olduğu halde

  Fersiz gözlerinle

Daha parlağından  teselli aramandır..

O karanlıklar ki seni tetikleyecek bir ışık

Bir melodi, bir burcu duyumsamaya duyumsamaya

Asla açılmaz…

Görüntüler eğri büğrü

Kelimeler birbirinden kopuk ve anlamlar bin parça

Yine de minnet duyarsın yazılan her kelimeye

Sımsıkı düğüm yapar

Tutkunda sallandırırsın yüreğini

Yeni doğmuş ölümüne ad koyarsın bütün harflerden..

O büyüdükçe büyür yüreğin, yazıların serpileceği güne umudu beslersin..

Görülmez, seçilmez dünyada

Yaşayan bir soluk, tılsım

Mucize gibi bellenir, söylenir

Hikaye bir kere söylenmiştir

Kalplere huzur ve gaye vermesi

An meselesidir..

Çünkü bilirsin ki, Tanrının izin vermediği hiçbir şey yaşamaz..

Genel kategorisine gönderildi